Köy Enstitülerini Araştırma ve Eğitimi Geliştirme Derneği

Ziyaretçi Defteri

Batuhan Yazar 28 Mayıs 2017 , Pazar

Ben de Arif Hocayı kitaplarından tanıyanlardanım.iyi ki yazmış.yoksa böyle değerli bir insanı hiç taniyamayacaktim.Sayesinde Bahadın'ı tanıdım.Ne kadar özverili bir ogretmenmis.Kadirli'den selamlar.

SALİM TAŞCI 27 Ağustos 2015 , Perşembe

     PİR ARİF BAŞ’TAN HABER VAR M’OLA?

                   Salim TAŞCI

 

Bülbüle gül, yağmura bulut, kekliğe kına, allı turnaya tel, saza mızrap, çorak topraklara su, garibe dost, zayıfa hâldaş olan Pir Arif Baş’tan haber var m’ola?

Çomak Dağı’nın çakır dikenlerine bile hâl hatır soran engin yürekli, arkadaşlarını, dostlarını selamsız bırakmayan gönül ustası yerine göre efendi, adabı aşanlara efe, edebiyatta şimal yıldızı, türkülerde seher yeli Arif Baş’tan haber var m’ola?

Yüreği dostluktan yana yol geçen hanı, sofrası herkese açık, köylük yere müze konduran, aydın, gençliğe geçmişi hatırlatan bilge Arif Baş’tan haber var m’ola?

“Arife tarif” gerekmese de karınca kararınca Arif Baş öğretmen hatırlansın istedik. Bu yazıyı okuyunca, “Hey dost! Yüreğin hep öyle kala, var canın sağ olsun.” diyecektir.

Çiy düşmüş şafak vakti Sivri’ye, Selimli’ye, Akbucak’a, Sorgun’a ve de dört bir yana gözüyle selam gönderen, karıncalara merhaba diyen, Yunus Emre’nin, Pir Sultan Abdal’ın, Ahmet Yesevî’nin, Hacı Bektaş Velî’nin gönül dostu Arif Baş’tan haber var m’ola? Köy Enstitüsünün Bahadınlısı, Fakir Baykurt’un, Hanefi Aytekin’in, Dursun Akçam’ın, Mahmut Makal’ın sobetlerinin baş konuğu… “Yoktur ayrı-gayrılığımız, sen-ben yok, biz varız. Alevi-Sünni gardaşız, soydaşız. Hepsinden öte insanız.” fikrindeki, zikrindeki, Ehl-i Beyt sevgi ve saygısıyla yoğrulmuş öğretmen Arif Baş’tan haber var m’ola?

Edep erkân bilen, söz üstüne söz etmeyen, Arifçe dinleyen, boş bardağı dolu diye gören, yetiştirdiği talebelerinin başarılarıyla övünen, Bozok Yaylası’nın sevdasını taşıyan, önce insan diyen Arif Baş’tan haber var m’ola?

9 Şubat 2012. Zemheri yaylaya hükümdar kesilmiş. Bıyıkları beyaza kesmiş karayel karları tozutuyor. Bahadın’a bir kara haber uçuyor; “Arif Baş Hakk’ın rahmetine kavuştu…” Ne dedik, ne diyelim, ne diyesimiz gelir? Güle güle Türkmenoğlu… Yattığın yer ışık olsun, severlerinin başı sağ olsun!

Bu yalan dünyadan bir Arif Baş geçti. Bir geçti, pir geçti…

 

Sabri Yiğiter 10 Temmuz 2014 , Perşembe

Sayın Arif Baş Köy Enstitüsü mezunu olup Sarhamzalı köyüne öğretmen olarak geldiğinde  babam Sami Yiğiter'de öğrencisidir. O yıllarda (tam tarihi hatırlamıyorum) uygulamalı eğitim verilir ve köyümüzdeki okul bahçesinde de meyve fidanları dikilir ve bununla birlikte Bir üretim vardır. Çevrenin  güzelliği insanların geleceğini ışıtır. Arif Baş bir ışık olmuş ve öğrencilerine yol göstermiştir. Bugün Köy Enstitüleri devam etmeliydi. O sistemi de; Devrim Arabaları gibi engellediler. Çünkü Türkiye bir çığ gibi büyüyor olacaktı. Arif Baş hocamın mezun ettiği babam daha sonra eğitim hayatına devam etmiş. Bu temeller ile 36 yıl devletine hizmet etmiştir. Bu yolu açan sayın Arif Hocama Allah Rahmet eylesin. Toprağı bol olsun. Sen Çok güzel eserler bıraktın. O eserlerinin bıraktığı eserlerde seni yad ìle anmaktadır. Senin ışığın manevi alemde hiç sönmeyecek mekanın cennet olsun. Huzurla uyu. Amin. 

mehmet kubilay dağıstanlıoğlu 28 Nisan 2014 , Pazartesi

 Oğuz kardeşim,daha önce babanla ve senle bir anımı yazmıştım.Bu kez Hasanoğlan Köy Enstitüsünün ilk mezunlarından olan eniştem Şevket Özcan'dan bahsedeceğim.Kendisi çok bilgili ve kültürlü bir insandı.Köy çocuğu olmasına rağmen bize çok şeyler öğretti.Gerçek Ataürkçülüğü ve devrimcilği ondan öğrendik.Çevresindeki insanlara pozitif enerji verirdi.Ankarada birçok kaloriferci onun verdiği kurslarla yetişmiştir.Arif amca kadar olmasa da çevresinde sevilip sayılan Şefkat Baba idi.Huzur içinde uyusunlar.

mehmet kubilay dağıstanlıoğlu 21 Nisan 2014 , Pazartesi

 Oğuz kardeşim merhaba.Yıllar önce seninle Ankaradan Yozgata oradan da Bahadına gitmiştik,sene 1979.Akşama yakın bir zamandı,seni bırakıp Yozgatta rahmetli annemin yanına gidecektim.Arif amca bırakmadı,çok güzel bir ağırlama ve sohbetten sonra,ertesi sabah baban bana Yozgata kadar eşlik etti.O zaman Kısır romanını hediye etmişti.Sizin bu sitenizi Ulusal kanalda seyrettiğim hemşehriniz değerli yazar Yusuf Ziya Bahadınlının sitesini araştırarak buldum.Bir gün görüşmek ümidiyle Hoşcakalın.

Zülfikar Tatallar 16 Mart 2014 , Pazar

 Çok sevgili öğretmenim Seni unutmak mümkünmü bugün (17.04.2014) Eşimle birlikte şaziye ablanın ziyaritine gittik Senin  bizlere verdiğiniz   emeklerinizden,geride bıraktığın eserlerinden,uzun uzun konuştuk İnanıyorum gittiğin yerdede etrafını aydınlatmıya devam ediyorsundur. Toprağın bol ve mekanın cennet olsun 

Ertuğrul BAŞ 2 Şubat 2014 , Pazar

 Çok Kıymetli Amcam , çok değerli şadiye annem Aşıkgil sülalerimizin yüz aklarısınız. Sizin gibi bir akrabam olduğu için gururluyum mutluyum. Saygı ve sevgilerimi hürmetlerimi sunuyorum. Siz okuyucularada sonsuz selam ve sevgiler 

Ali ÖZ 25 Aralık 2013 , Çarşamba

 Hayatımda tanıdığım en güzel insanlardan birisiydi. Bir insan bu kadar sevgi dolu olabilirdi. Çocuklarımı kendi torunu gibi severdi. Müze fotoğraflarını çektirmek için beni çağırınca tanıdım onu. Çok geç tanıdım. Keşke daha önce tanısaydım. Ruhu şad mekanı cennet olsun. 

MUSTAFA CEYHAN YILDIZ 9 Haziran 2013 , Pazar

arif amca,

yoldaşın kazım yıldızın oğluyum.hep sizlerle gurur duydum.

sizlere çok borçluyuz.rahat uyuyun.saygılar

Dilaver Özcan 9 Mayıs 2013 , Perşembe

  Sevgili Arif Hocamın Anadolu ajansında yayınlanan haberi.Yozgat'ta, geçtiğimiz yıl vefat eden öğretmen Arif Baş'ın emekli maaşıyla kurmaya çalıştığı ve eski tarım aletleri, su değirmeni, heybe, çarık gibi malzemelerin sergileneceği açık hava müzesi, Bahadın Belediyesi tarafından oluşturulacak

Şahin Özmen - Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı Bahadın beldesinde, geçen yıl vefat eden öğretmen Arif Baş'ın müze kurma hayaliyle kendi imkanlarıyla topladığı eski tarım aletleri, su değirmeni, heybe ve çarık gibi malzemeler, belediye tarafından oluşturulacak açık hava müzesinde sergilenecek.

Bahadın Belediye Başkanı Dilaver Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl 86 yaşında hayatını kaybeden Kayseri Pazarören Köy Enstitüsü mezunu Arif Baş'ın uzun yıllar Yozgat'ın birçok köyünde öğretmenlik yaptığını söyledi.

Arif Baş'ın topladığı eski eşya ve tarım aletlerini evinin bahçesinde 150 metrekarelik alanda sergilediğini anlatan Özcan, koleksiyonda kağnı, su değirmeni, heybeler, çarıklar, isli idare lambaları, körüklü fotoğraf makinesi ve eski radyo ve benzeri parçaların bulunduğunu bildirdi. Özcan, Baş'ın en büyük hayalinin 7 bin metrekare açık alanda oluşturulacak bir müzede bu eserleri sergilemek olduğunu ifade etti.

Baş'ın, Bahadın beldesine sayısız hizmetlerinin olduğunu anlatan Özcan, "Arif Baş doğduğu topraklara aşık bir insandı. Bütün enerjisini beldemiz için harcadı. Bir dönem belediye başkanlığımızı da yaptı. Kurmayı planladığı müze için 1994 yılından itibaren tamamen kendi olanaklarıyla bu çevrede kullanılan tarım aletlerini, etnografik ve folklorik malzemeleri toplamaya başlamıştı" dedi.

Emekli öğretmenin vasiyeti üzerine tüm bu materyallerin oğlu Oğuz Baş tarafından belediyeye devredileceğini belirten Özcan, Baş'tan kalan 150 parça eseri oluşturmayı planladıkları bir açık hava müzesinde sergilemeyi istediklerini dile getirdi.

Dilaver Özcan, "Müzenin etrafını çevirip, kapalı yerde muhafaza edilmesi gereken eşyalar için özel bölümler yapacağız. Açık alanda sergilenmesi gerekenleri de kullanıldığı döneme uygun yeniden dekore ederek insanlarımızın nostaljik bir müze gezisi yapmalarına uygun hale getireceğiz" dedi.

Müzede, Anadolu insanının geçmiş yaşamının gözler önüne serileceğini ifade eden Özcan, "Bunlar manevi bakımdan kıymet biçilemeyen eşyalar. Bu yüzden ilgi göreceğini düşünüyorum. Yeni neslin heybe, dirgen, düven, orak, yaba gibi aletleri görme imkanı yok. Müzede bunların yanı sıra çok eski ve kolla çalışan baskı makinesi, daktilolar ve Roma döneminden kalma mezar taşı parçaları da olacak" diye konuştu.

Bulgur setenini vinç ve traktörlerle taşımış

Arif Baş'ın iş adamı oğlu Oğuz Baş ise babasının babasının 30 yıl öğretmenlik yaptığını, bu hizmetinin yaklaşık 25 yılında okul müdürlüğü görevi yürüttüğünü ve 5 bine yakın öğrencinin yetişmesine katkı sağladığını belirtti.

Babasının beldedeki evlerinin bahçesindeki 150 metrekare alanda sergilediği eşyaları temin etmek için yoğun çaba harcadığını vurgulayan Baş, şunları kaydetti:

"Su değirmeni, bulgur seteni, demirci işliği ve eski kağnılar büyük ve taşınması zor eserler. Rahmetli babam bunları köy köy dolaşarak buldu. Traktör kasalarında buraya getirdi. Sadece üçüne o zamanki maaşının yarısını vermiş. Örnek olarak su değirmeninin oluğunu, taşlarını ve diğer aksamlarını ayrı ayrı taşıyıp, burada monte ettirdi. Bulgur seteni çok ağır olduğu için vinçle kaldırıp, traktöre koyarak getirtmiş. Demirci işliği ise örsüyle, körüğüyle hazır durumda, bugün bile demir dövülebilecek konumda."

Beldedeki evlerinin yakınında bulunan 7 dönümlük alanda açık hava müzesi kurulması için Bahadın Belediyesi ile çalışmalara başladıklarını anlatan Baş, "Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın müze belgesi almak için bazı kriterleri var. Biz bu kriterleri tamamladıktan sonra başvuruda bulunacağız. Babamın vasiyetini gerçekleştireceğiz. Bunu görmeye ömrü yetmedi ama vasiyetini gerçekleştirip onun anısına İç Anadolu'nun en büyük açık hava müzesini yapacağız" şeklinde konuştu.

Kaynak: AA

Ekleme Tarihi: 09.05.2013 12:43

Tüm Yozgat Haberleri

 

Arif Baş ©